BİTKİDEN Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, Ramazan döneminde değişen tüketim eğilimlerinden maliyet baskılarına, lojistik planlamadan gıda güvenliğine kadar sorularımızı yanıtladı.
Ramazan ayı gıda tüketiminde hangi ürün gruplarında artış yaratıyor?
Ramazan ayı, Türkiye’de gıda harcamalarının normal dönemlere kıyasla yaklaşık %10 arttığı ve tüketim alışkanlıklarının belirgin biçimde değiştiği bir dönemdir. İftar–sahur arasındaki sınırlı zaman, tüketicileri pratik çözümlere yönlendirirken; hazır çorbalar, dondurulmuş ürünler, pide ve hazır yemekler öne çıkmaktadır. Sahurda peynir ve zeytin gibi şarküteri ürünlerine, iftarda ise kırmızı et, tavuk, bakliyat ve diğer protein kaynaklarına talep artmaktadır. Temel bakliyatlar daha fazla stoklanırken; hurma, güllaç ve Ramazan pidesi ayın vazgeçilmezleri olmaya devam etmektedir. Ramazan kolileriyle birlikte temel gıda ve yağlarda hacim yükselirken, iftar sonrası artan sıvı ihtiyacı çay, kahve, geleneksel içecekler ve kuruyemiş tüketimini de artırmaktadır.
Tedarik zincirinde yaşanabilecek aksaklıklar için hangi önlemler alınıyor?
Ramazan döneminde talep artışı ve tüketici tercihlerinin belirli ürünlerde yoğunlaşması, tedarik zinciri üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Olası aksaklıkları önlemek için sektör paydaşları çeşitli önlemler alıyor.
Erken Stok Yönetimi ve Tahminleme
Ramazan kolileri ve temel gıdalar için aylar öncesinden stok seviyeleri artırılır. Geçmiş veriler ışığında, özellikle iftar–sahur arasındaki yoğun talep için yapay zekâ destekli tahminleme modelleri kullanılır.
Lojistik ve Dağıtım Optimizasyonu
Raf ömrü kısa ürünlerde mağazalara yapılan günlük sevkiyat sayısı artırılır. İftar saatine yakın trafik yoğunluğu nedeniyle sevkiyatlar çoğunlukla gece veya erken sabah saatlerine kaydırılır.
Dijital ve Operasyonel Hazırlık
Sahur saatlerinde yoğunlaşan online siparişler için ek kurye ve araç planlaması yapılır. Hızlı tüketilen ürünlerde stok sürekliliğini sağlamak amacıyla mağaza vardiyaları iftar ve sahur saatlerine göre düzenlenir. Bu önlemler, tüketicinin en çok ihtiyaç duyduğu anda ürüne ulaşmasını sağlarken, fiyat istikrarının korunmasına da yardımcı olur.
Hammadde, enerji ve lojistik maliyetleri fiyatlara ne ölçüde yansıyor?
Gıda fiyatları; hammadde, lojistik ve enerji maliyetleri olmak üzere üç temel unsurla şekillenir. Ancak Türkiye’de bu maliyetler çoğu zaman doğrudan raf fiyatlarına yansıtılamaz. Küresel hammadde dalgalanmaları ile enerji ve akaryakıt kaynaklı lojistik baskıya rağmen, sektör paydaşları özellikle Ramazan gibi hassas dönemlerde artan maliyetleri kâr marjlarından feragat ederek sübvanse eder. Bu durum tüketici enflasyonunu kısmen frenlese de üreticiden perakendeciye tüm zincirde sürdürülebilirliği zorlayan ciddi bir “maliyet emilimi” yaratır. Özetle, sofralarımıza gelen ürünlerin ardında tüketiciye yük bindirmemek adına üstlenilen önemli bir operasyonel fedakârlık bulunur.
Artan talep dönemlerinde gıda güvenliği riskleri de artıyor mu?
Evet, artan talep dönemleri ne yazık ki gıda güvenliği risklerini de beraberinde getiriyor. Bu durumu üç ana başlık altında toplayabiliriz:
Talebin arttığı bu gibi dönemlerde lojistik ve raf doldurma süreçleri hızlanır. Bu hız, özellikle dondurulmuş gıdalar ve şarküteri ürünlerinde ‘soğuk zincirin’ korunmasını zorlaştırabilir. Ürünlerin sevkiyat veya depolama sırasında uygun sıcaklıkta tutulmaması, gıda güvenliğini doğrudan tehdit eden en büyük risklerden biridir.
Üretim tesisleri ve restoranlar, Ramazan gibi dönemlerde normal kapasitelerinin çok üzerine çıkar. Bu yoğunluk, temizlik ve sanitasyon standartlarının bazen göz ardı edilmesine veya mutfaklarda çapraz bulaşma riskinin artmasına neden olabilir.
Artan taleple birlikte piyasadaki ‘fırsatçılık’ riski de artar. Özellikle açıkta satılan ürünlerde, denetim dışı ve gıda standartlarına uymayan üretimlerde artış gözlemlenebilir. Tüketicilerin bu dönemde ambalajlı, markalı ve güvenilir noktalardan alışveriş yapması her zamankinden daha kritiktir.
Bu dönemlerde tüketici farkındalığı toplum sağlığı açısından kritik önem taşır. Kontrolsüz ve merdiven altı ürünlerden kaçınılmalı, yüksek hijyen ve sıkı denetimle üretim yapan güvenilir kurumlar tercih edilmelidir. Sonuç olarak; yoğun talep risk yaratsa da bilimsel yöntemlerle ve sıkı denetimle yönetilen süreçler gıda güvenliğini korumaya devam ediyor.
Yazının linki
https://www.kobiaktuel.com.tr/genel/ramazanda-gida-tuketimi-10-artiyor-h4083.html
