
Muğla’nın Fethiye ilçesinde yol kenarları ve boş arazilerde yeniden görülmeye başlayan baldıran otu, sosyal medyada paylaşılan görüntülerle birlikte vatandaşlarda endişe yarattı. Görünüşü nedeniyle maydanoz başta olmak üzere bazı yeşilliklerle karıştırılabilen bu zehirli bitki, “Pazardan alınan maydanoz güvenli mi?”, “Her yeşillikte aynı risk var mı?” sorularını da beraberinde getirdi. Peki gerçekten panik yapmak gerekiyor mu? Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, merak edilenleri anlattı.
Son günlerde özellikle pazardan alınan maydanoz demetlerinin arasından baldıran otu çıktığına ilişkin paylaşımlar sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, uzmanlar bu görüntülerin tüm üreticileri ya da tüm pazarları kapsayan bir risk olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Gıda Mühendisi Ebru Akdağ’a göre söz konusu durum istisnai olsa da tüketicilerin bilinçli hareket etmesi büyük önem taşıyor.

‘HER MAYDANOZ DEMETİNDE BU RİSK YOK’
Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, açık alanda yapılan tarımsal üretimde yabani bitkilerin kültür bitkileriyle birlikte yetişebildiğini, hasat sırasında da zaman zaman ürüne karışabildiğini söyledi.
“Bu durum her pazarda, her üreticide ya da her maydanoz demetinde görülecek bir risk değil” diyen uzman isim, “Ancak açık tarım yapılan alanlarda yabani otların hasat sırasında ürüne karışması teknik olarak mümkündür. Bu nedenle konu ciddiye alınmalı ancak toplumda gereksiz bir panik havası da oluşturulmamalı” ifadelerini kullandı.

2019’DAKİ ISPANAK VAKALARINI HATIRLATTI
Benzer bir olayın Türkiye’de daha önce de yaşandığını belirten Akdağ, 2019 yılında yüzlerce kişinin hastanelere başvurmasına neden olan ıspanak zehirlenmelerine dikkat çekti:“O dönemde yapılan incelemelerde sorunun ıspanaktan değil, hasat sırasında arasına karışan yabani bitkilerden kaynaklandığı ortaya çıkmıştı. Aslında bugün konuştuğumuz risk de aynı mantığa dayanıyor. Sorun ürünün kendisi değil, yanlış bitkinin ürüne karışmasıdır.”
‘BALDIRAN OTU SON DERECE ZEHİRLİ’
Baldıran otunun koniin başta olmak üzere toksik alkaloidler içeren son derece zehirli bir bitki olduğunu söyleyen Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, yanlışlıkla tüketilmesi halinde ağızda yanma, bulantı, kusma, baş dönmesi, kas güçsüzlüğü ve konuşma bozukluğu gibi belirtilerin görülebileceğini, ağır vakalarda ise solunum felcine kadar ilerleyebilen ciddi tabloların oluşabileceğini ifade etti.

‘SOSYAL MEDYADAKİ BİLGİLERE GÜVENMEYİN’
Sosyal medyada sıkça paylaşılan “Mor lekeli sap baldırandır” ya da “Şu yaprak şekli zehirlidir” gibi paylaşımların tek başına güvenilir olmadığını da vurgulayan Akdağ, aynı familyaya ait birçok bitkinin birbirine oldukça benzediğini söyledi.
Akdağ, “Vatandaşların internette gördükleri birkaç fotoğrafa bakarak bitki teşhisi yapmaya çalışmaları doğru değil. Şüphe duyulan bitkilerin en güvenli yolu hiç tüketilmemesi” diye konuştu.
YEŞİLLİKLER DEMET HALİNDE DOĞRANMAMALI
Akdağ, tüketicilerin pazardan aldıkları maydanoz, dereotu, roka, tere, nane ve benzeri yeşillikleri demet halinde doğramamaları gerektiğini belirterek, “Her dal tek tek kontrol edilmeli. Görünümü diğerlerinden farklı olan bitkiler ayıklanmalı, ardından yeşillikler bol akan su altında iyice yıkanmalı. Yıkama zehirli bitkiyi zararsız hale getirmez ancak yabancı bitkinin fark edilmesini kolaylaştırır.” dedi.
EN DOĞRUSU BELİRTİ BEKLEMEMEK
Yanlışlıkla şüpheli bir bitkinin tüketildiğinin düşünülmesi halinde belirtilerin ortaya çıkmasının beklenmemesi gerektiğini belirten gıda mühendisi, bulantı, kusma, baş dönmesi, kas güçsüzlüğü veya nefes almada güçlük gibi şikâyetlerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Mümkünse tüketilen bitkiden bir örneğin de sağlık ekiplerine gösterilmesinin doğru tanıya yardımcı olacağını ifade etti.
Güvenilir üreticilerden alışveriş yapmak, ürünleri dikkatle ayıklamak ve şüpheli görünen bitkileri tüketmemek ise söz konusu riskleri önemli ölçüde azaltıyor.
Yazının linki

