Türkiye’de kahve tüketimi son yıllarda özellikle genç kuşakların artan ilgisiyle hızla büyürken, kahve sektöründeki hareketlilik de dikkat çekiyor
Türkiye kahve yetiştiren ülkeler arasında yer almasa da kahve ticaretinde önemli bir konuma sahip. FreshDI’nin ‘Top 3 Green Coffee Suppliers in Turkey in Quarter 4 of 2025’ başlıklı sektör analizine göre ülkemiz, yılda 150 bin tonun üzerinde kavrulmamış kahve çekirdeği ithal ederken, yaklaşık 40 bin tonunu Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına yeniden ihraç ediyor. Bu tablo Türkiye’nin kahve ticaretinde bölgesel ölçekte önemli bir geçiş noktası haline geldiğini gösteriyor.
Kahve tüketimindeki artış, çekirdeğin tedarikinden kavurma, paketleme, perakende ve tüketim aşamalarına kadar uzanan geniş bir değer zincirinin gelişmesini de beraberinde getiriyor. Son yıllarda Türkiye’de kavurma tesislerinin ve kahve markalarının sayısındaki artış da bu büyüyen ekosistemin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Türkiye’de kahve kültürünün önemli bir parçası olan Türk kahvesi de tüketimde güçlü konumunu koruyor. Türk Kahvesi Kültürü ve Araştırmaları Derneği verilerine göre Türkiye’de kişi başına yıllık kahve tüketimi yaklaşık 1 kilogram seviyesine ulaşırken bunun yaklaşık yüzde 75’ini Türk kahvesi oluşturuyor. Ancak sektör temsilcileri, kahveye ilişkin özellikle sosyal medya ve dijital platformlarda yayılan içeriklerde çekirdek türleri, kavurma dereceleri ve demleme yöntemleri konusunda yanlış veya eksik bilgilerin tüketicilerde kafa karışıklığı yaratabildiğine dikkati çekiyor.

“Türkiye kahve ticaretinde önemli bir merkez haline geliyor”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, Türkiye’nin kahve üreticisi bir ülke olmasa da kahve ticaretinde giderek daha görünür bir rol üstlendiğini vurguladı. Son yıllarda ithalat hacminin büyümesi ve yeniden ihracatın artmasının Türkiye’nin kahve değer zincirinde önemli bir geçiş noktası haline geldiğini gösterdiğini ifade eden Akdağ, bu gelişimin aynı zamanda kavurma, paketleme ve perakende gibi alanlarda genişleyen bir kahve ekosistemini de beraberinde getirdiğini dile getirdi.
Kahveye olan ilginin hızla artmasıyla birlikte özellikle sosyal medyada kahveye ilişkin çok sayıda içeriğin dolaşıma girdiğini belirten Akdağ, “Çekirdek türleri, kavurma dereceleri veya demleme yöntemleri hakkında yanlış ya da eksik bilgiler tüketicilerde kafa karışıklığı yaratabiliyor. Kahvenin çekirdekten fincana uzanan yolculuğuna dair doğru ve güvenilir bilginin paylaşılması hem tüketici farkındalığı hem de sektörün sağlıklı gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte çekirdeğin doğru saklanmasından kavurma ve demleme yöntemlerine kadar tüm aşamalarda doğru bilginin paylaşılması, ürün kalitesi ve gıda güvenliği açısından da önemli bir rol oynuyor” dedi.
Haberin linki
https://ticaretgazetesi.com.tr/2026/03/13/turkiye-kahve-ticaretinde-bolgesel-bir-merkez-konumunda/
